Önce bir kafes resmi yaparsın,
Kapısı açık bir kafes.
Sonra kuş için
Bir şey çizersin içine,
Sevimli bir şey,
Güzel bir şey,
Yararlı bir şey.
Sonra götürür bir ağaca
Asarsın bu resmi.
Bir bahçede,
Bir koruda
Ya da bir ormanda.
Saklanır beklersin ağacın arkasında.
Ses çıkarmaz kımıldamazsın.
Kuş bazen çabuk gelir
Ama uzun yıllar bekleyebilir de.
Karar vermezden önce
Yılmayacaksın,
Bekleyeceksin.
Yıllarca bekleyeceksin gerekirse,
Resmin başarısıyla hiç ilgisi yoktur bunun,
Kuşun çabuk ya da yavaş gelmesinin.
Geleceği olup geldi mi kuş,
Çıt çıkarmak yok.
Kafese girmesini beklersin.
Girdi mi kafese,
Usulcacık kapısını kapatırsın fırçanla.
Sonra kuşun bir tüyüne dokunayım demeden
Bütün kafes tellerini bir bir silersin,
Yerine bir ağaç resmi yaparsın.
Dalların en güzeline kondurursun kuşu.
Tabii ne yaprakların yeşilini unutacaksın,
Ne de yellerin serinliğini
Ne de yaz sıcaklarının böcek seslerini,
Otlar arasında.
Sonra beklersin ötsün diye kuş.
Ötmezse kötü,
Resmin kötü demektir.
Öterse iyi olduğunun resmidir,
İmzanı atabilirsin artık.
Bir tüy koparırsın kuşun kanadından usulca
Ve yazarsın adını resmin bir köşesine...
Buzlar erirken bu küresel ısınmada,
(devrik cümle alışkanlığım, olağanlardan kaptığım bulaşıcı bir ayrıcalıktır)
bu ismi taşıyan bir film çekmeye ya da oyun sahnelemeye domuzlansak,
yazarı , yapımcısı hepimiz olabiliriz..
ama hiç birimiz figüran bile olamayız bu ikircikli tavrımızla
sanırım sorunumuz kendi benliğimizle ,
bunu aştığımızda her şey çok güzel olacak.
şebnem kasapoğlu Dante ve Günün Çilesi :))
"Başkasının ekmeğinin ne denli tuzlu,
başkasının merdiveninden çıkmanın,ne denli zor olduğunu göreceksin.
CENNET XVII(58)"
"Dedim ki ben o kişiyim ki,
sevda esin verince kaleme sarılırım,
onun yüreğime yazdıklarını aktarırım.
ARAF XXIV(52)"
bir Şah damarı var...
bir de Ar damarı...
ha babam biri Cebrail kılığında ayetler tebliğ ediyor..
amanın ! bir melek, bir melek ..
ayetleri tersinden okumuş bir,Luci(zır)fer... hezayan içinde...
inferno,paradiso..tekmili birden saife saife havada uçuşuyor..:))
önce aforozlu ..sonrasında kutsanmış,
Dante Alighieri, seni anıyorum !
"La Divina Commediya" :))))
elbette Dante, çok sevgili şairim;
eserine gülünsün diye, adını Komedi koymadın...
buradakinin,sonu pek iyi bitmeyecek gibi...
fakat, tutmuş karnını Dante..
kahkaha atıyor..gözünden yaş akıtarak..
ne yazık ! bu ne garabet !
bu, "ilahi" cüppeli, traji komedi....
Francesca ve Paolo ..yek vücut..
bir sevgili şair kardeşimin;
"İnorganik İstençler"inden bir dize ile "postmodern düzüşelim" diyor...
Dante,
acıyor..acıyor...
Veee sahnede olanlar, naklen izleniyor ! ! !
adam gibi adamların, arasıra seslerini duyuyoruz.. ama nafile..
adam gibi adamlar,utançlarından dilleri lâl...
ve başka,koca koca ağır abiler (!).. gülüşken anneler (!)..aklı(!)başında..şiirden anlayanlar(!)..
alkış halinde...
dedim de, aklıma geldi ;
Brazilya'da, her yıl İsa'yı hatırlayanlar,
ay n ı olmak isteyenler,ellerini çivilerler..
eyvallah.. buraya kadar anladık..
"İsa" ile yek vücut olmak isterler..
ya izleyenler ? ? ?..
Ey! sayfası kirletilen Şair ;
şiirini paramparça etmişler..kanıyorlar..kendini bir de şairim zannedenler...
bağışla
bağışla
bağışla...
oradan buradan toplamayla ol mazzz..ruh taklit edilemez..
olsa olsa kötü,komik, bir kopya !
rengi,kokusu,ruhu olmayanlara , şiire, çoook var daha...
hatta hiç yok ŞİİR ...
Şair olan Şairler,şiirlerinizi pazara düşürmeyin..
şiirinizi,aşkı,sevdayı,canı cananı..perişan etmeyin..
bırakın sayfanız boş kalsın..temiz kalsın..kirlenmesin...
yeniden Aşk, Aşk oluncaya...
hadi bakalım!..
"Granda Della Scala"... :)
şebnem kasapoğlu bir gün, sizin de kulağınıza fısıdayıverir..
bütün bilgeliği ile;
"ne olursan ol..ne anlatırsan anlat..karşındaki seni,kendisi kadar anlar..."
aman tanrım !..geriye bakarsınız..yaşamışlıklarınıza..
en çok ,en çok yaşamamışlıklarınıza...
işte tam da o zaman, dank eder kafanıza...
her şeyi o zaman anlarsınız ...kendi ışığınız hiç birşeydir...yetemezsiniz bütün karanlığa...
içinizde ki orkestra susar..timpani nasıl da sabırla beklemiştir...son duyduğunuz, onun müziği bitiren kararlı sesidir..
bis yoktur..hem siz de istemezsiniz yeniden tekrarı...
başlarsınız,
düşmeye büyük karanlıkta...hayırsız ölümü de anlarsınız...
karanlıkta ,
bir
yıldız kayar ..
ışığınız,
en çok
karanlıkta
parlar...
gördüğünüz;
kendi
ölümünüzdür ...
işte;
artık
özgürsünüz...
S.Ş.U